Hani atalarımız dermiş ya gezenlere, ’leyleği havada mı gördün’ diye.. İşte ben de bu sene Türkiye’ye geldiğimde Eskihisar’da çay bahçesinde oturuken leyleği değil tam bir leylek sürüsünü başımın üzerinde halkalar halinde dönüp sonra da uzaklaşırken gördüm! Hayatımda ilk defa bu kadar çok leyleği bir arada gördüm ve bu benim bu sene çok gezeceğimin bir habercisiydi. Gerçi senenin ilk yarısındaki geziler leylekleri görmeden önce planlanmıştı ve sürpriz değildi ama senenin ikinci yarısı için heyecanlıyım. Bakalım leylekleri havada görmem gerçekten de bu sene her zamankinden çok gezmeme işaret miymiş..
Evet ben bu sene çok şanslıyım. Hem nisan başında İstanbul’u laleleriyle gördüm, özellikle Emirgan Parkı harikaydı. Hem de 24 Nisan’da Hollanda’da festival zamanı lalelerini Keinkenhof bahçesinde gezip geçit törenini seyrettim. Ve benim şerefime olacak geçit törenindeki ilk araba Azerbaycan’ı simgeliyor, sonlara doğru da bir araba Türkiye’yi simgeliyordu. Türkiye arabasında bir ilahi eşliğinde semazenler dönüyordu. Aşağıda Keukenhof’taki çiçeklerden bir iki örnek ile geçit töreninden resimler bulabilirsiniz. Geçit törenindeki arabalarda şekiller daha çok sümbül kullanılarak yapılmış. Kim bilir kaç tarla dolusu sümbül kullanılmıştır bu tören için! Gerçeği bilemeyeceğim ama tahminimce tarladaki çiçeklerin kuvvetlerini soğanlarına vermesi için (çünkü bu soğanların hasadı yapılıyor canlı çiçek satımı haricinde) çiçeklerin tohuma durmadan koparılması gerekiyor. Acaba diyorum bu koparılan çiçekler ziyan olmasın güzel bir şekilde sergilensin hem de turistleri çekmek için güzel bahane olsun diye mi bu geçit töreni yapılıyor..Geçit töreninin olduğu gün Keukenhof bahçesinde iğne atsan yere düşmeyecek şekilde dünyanın her tarafından çiçek meraklıları vardı. Neredeyse geçit törenini seyredemeyeceğiz diye korktuk ama yol boyunca uzunca yürüdükten sonra geçiti seyredebilecek bir yer ayarlayabildik!








